14 Asırlık Dinimize Güncelleme mi Geldi?
Ümit Çebi

Ümit Çebi

umitcebi@hotmail.com
  • Youtube
  • Instagram

14 Asırlık Dinimize Güncelleme mi Geldi?

23 Nisan 2020 - 15:11

(Rasûlullah sav ve Ashab hiçbir zaman oturdukları yerden tesbih çekerek veya sadece fetih sureleri okuyarak başarılı olmadı.)
Bedir'de meydan da, Hendek'te savunmada,uhut da mücadele de ,Mekke'de yollar da idi.
Tabii ki bununla birlikte duâ 'da ediyordu.
Yani önce cihat. (fiiliyat)
Hz. Musa Fravunun fikirlerine ve zulmüne inancına karşı olduğu için Kızıldeniz ikiye ayrıldı.
İngiltere, Almanya, Rusya, Çin, Abd savaşsın. Dünya ülkelerine ürettiği silahları satsın masum insanların kanını döksün biz ise film izler gibi seyredelim ve sadece okuyalım.
Öylemi? Nasıl Müslümanız hiç mi Allah’ın emirlerine uymak ona tabi olmak Resul’ünün izinden gitmek aklımıza gelmez.
Unutmayalım ki !
“Allah'ın vaadı duâ'yı fiiliyata dökmeyenlere cihad etmeyenlere değildir”.
Küfür tek millettir ve küfrün karşısın da kim duracak ?
Vatanı için kimler en ön safta yer alacak?
Kim cihat uğruna koşmadan bu vatanı savunacak?
Kim şehadet için koşa koşa cephede yerini alacak ?
Fatih sultan Mehmet han, eski çağı kapatıp yeni çağı açarken fethettiği İstanbul’ u fetih suresi okuyarak değil, fetih suresiyle amel ederek fethetti.
Peki sormazlar mı ? Oturduğumuz yerden hiçbir fiili hareket yapmadan sadece okumamız ile ancak küfrün zaferine yardım etmiş oluruz.
Bid’atlardan ve dinde aslı olmayan birtakım bâtıl ve yanlış yollara sapmaktan kurtulmanın çaresi, örnek ve önderimiz bulunan Resûl-i Ekrem Efendimiz’in hak ve doğru olan aydınlık yoluna uymaktan ibarettir.
“Bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, çözüm için, Allah’a ve Resûlüne başvurun.”
Nisâ sûresi (4), 59
Allah ve Resûlü’nün ölçülerine, Kur’an ve Sünnet’in hakikatlerine uymayan çözümler, insanı ve toplumu çözümsüzlüğe götürür. Kişiler ve hatta toplumlar bazı kere en mükemmel çözümleri kendilerinin bulduklarını ve uyguladıklarını ve bunların kendi yolları, yöntemleri ve sistemleri olduğuna inanırlar ve başkalarını da buna inandırabilirler. Fakat, fikir ve düşünceleri, sistemleri iflas edince ne büyük yanlışlıklar yapıldığını, ne korkunç insanlık suçları işlendiğini görürler. Peki kim görür tim insanlık. İş işten geçmiş, binlerce, milyonlarca insan heba olmuş, milletler dinsizleşmiş, insanlık hasletlerinden uzaklaşmış, ülkeler târ-ü mâr olmuş, yeryüzünün ve insanlığın dengesi bozulmuştur. Onu yeniden rayına oturtmak hakkı hâkim kılmak gerekir.
“Bir kötülük gördüğünüz zaman elle düzeltin. Buna gücü yetmezse dilinizle düzeltmeye çalışsın. Buna da gücü yetmezse kalben buğzedin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman 78; Ebu Davut, Salat, 232)
” İslâm bize ve zamana uymaya mecbur değildir. Ama herkes ve her zaman, İslâm’a uymak mecburiyetindedir.”
” İslâm, dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır.”
” İslâm dini bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona Hak’tır hayırdır ve hepsi, herkes için ve her yerde lazımdır.”
” İslam’ın dışında, hiçbir hak ve hakikat yoktur. Fen ve hikmet, sanat ve sanayi dahi İslam’ın içindedir ve onun bir şubesidir. Kur’andan ilaham-ı almayan hiçbir ilim ve teknoloji asla hayra mazhar olamaz. Şerden ve zarardan arınmış sayılamaz. Mutlaka yeterli ve yararlı olduğu savunulamaz.’
Yukarıda sayılan olumsuzlukların yaşanmaması için, yeryüzünde Allah ve Resûlü’nün hükmü yürürlükte olmalı, karşısındaki bütün batıllar, bid’atlar, sapıklıklar ve yanlışlar ortadan kaldırılmalı, iyilikler ve güzellikler hâkim kılınmalıdır.
” Malıyla canıyla cihad eden bir Müslüman olarak anılmak isterim.”

Bu yazı 503 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 6 Yorum