Reklamı Geç
Altın Savaşları
Sadullah Bakırtaş

Sadullah Bakırtaş

sadullahbakirtas.com
  • Google Plus
  • Youtube
  • Instagram

Altın Savaşları

02 Kasım 2020 - 20:44
Reklam

Ekonomik kriz, döviz, altın, TL ve müdahale denkleminde neler oluyor. Krizi bir biz mi yaşıyoruz ? Veyahut kriz bir tek bize mi yaşatılıyor ? 

Sorularıma cevap ararken bulduğum bazı raporlar ve verileri derledim. 

Dünya Altın Konseyi 1987'den bugüne küresel altın piyasasının nabzını tutmaktadır.  Geçtiğimiz ay sonuna doğru "2020 Üçüncü Çeyrek Küresel Altın Talebi" raporunu yayımladı. Rapora göre altın talebi, 2009'dan bu sonra ilk kez en düşük çeyreklik seviyesini gördü. 

Raporda yer alan ilginç detaylardan biri de koronavirüsün sebep olduğu sosyal kısıtlamalar, ekonomik yavaşlama ve altın fiyatlarının çok güçlü şekilde artması nedeniyle 2020'nin üçüncü çeyreğinde altın talebi geçen yılın aynı dönemine göre %19 gerileme ile 892,4 tona düştüğünü görüyoruz. 

Şuana kadar bahsettiğim veriler genel kültür diyelim. Şimdi altının ekonomik rallisinin perde arkasının rapora nasıl yansıdığına göz atalım. 

"Bar(külçe) ve madeni para şeklinde satılan altına talep geçen yılın aynı dönemine göre %49 artarak 2020'nin üçüncü çeyreğinde 222,1 tona ulaştı." işte bu cümle mevcut verilen ekonomik savaşın temel ayaklarından birini oluşturuyor. 

Demek ki birileri altını stoklamaya devam ediyor. Ne kadar altın o kadar banknot gücü hesabı işliyor.

Zor geçen ekonomik dönemin ardından bu yıl dünyayı etkisi altına alan COVİD-19 ile Türkiye'de, diğer devletler gibi ekonomik bir çıkmaza doğru sürükleniyor. Bu gidişatı  gerek Merkez Bankası, gerekse Hazine ve Maliye Bakanlığı tedbir paketleri ile en az hasarla atlatma gayretinde olduğunu görüyoruz.

Nerede mi ?

Merkez Bankası kasasında tuttuğu altına karşılık para basma hamlesini kullandı. En son 2017 de tedavüle para veren Merkez Bankası, 2020 yılında Mart ve Mayıs ayında iki kez tedavüle banknot çıkarmıştır.

Bu bütçenin bir kısmı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan destekler kapsamında 3 Faz olarak " Pandemi Sosyal Destek " olarak dar gelir sahibi vatandaşlara ödeme olarak döndürüldü. Bir kısım bütçede devletin sahibi olduğu ve Borsa da işlem gören şirketlere aktarılarak Borsanın desteklendiğini gördük.

Tam Kapasite Kullanım Oranı (KKO) toparlanmaya başlamıştı. Ekonomik göstergeler umut verici gelecekti ki, bu kez de "Sarı Korku" Altın yükselişe geçti. Tabi bu yükseliş Türkiye'ye has bir artış olmadı. Dünyada 6 merkez Bankası hariç tüm Merkez Bankaları "Altın Alıcısı" değil "Altın Satıcısı" konumuna geçti. Yani altın satışı yaptı. Satış yapan Merkez Bankaları arasında ABD, Rusya, Almanya, İngiltere, Fransa gibi güçlü bir ekonomiye sahip olduğunu vurgulayan Devletlerin Merkez Bankaları da yer alıyor.

İlginç bir ara bilgi vereyim Kamboçya Merkez Bankasının arasında olduğu Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, Katar, Kırgızistan Cumhuriyeti, Kazakistan Merkez Bankaları altın alışı gerçekleştirdiler. 

Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel, Ağustos ayında verdiği bir röportajda "2017'den beri ürettiğimiz tüm altını Merkez Bankası aldı" demişti. Aynı Merkez Bankası bu defa Altın ve kur arasında sıkışan ekonomiyi çözmek için 22.3 ton altını piyasaya sürdü. Bu hamle sonrası 2018 den sonra ilk kez Merkez Bankası altın rezervi azalmış oldu. 

Bu hamle gayet olumlu ve güven veren bir hamle oldu. Zira bu yıl başından bu yana Türkiye'nin kasasına 148,7 ton altın girdi ve "en büyük altın alıcı" olma başarısını sürdürdü. Merkez Bankası'nın 561 tonluk altın rezervi, toplam rezervlerinin yüzde 47'sini oluşturuyor. 

Tüm bu verilere baktığımız da küresel arenada elinde güç tutabilen bir ülke konumunda olmak, bu zor geçiti salimen geçtikten sonra dengelerin yeniden kurulmasında söz sahibi olmaya katkı sağlayacaktır. 

Sabır ve selametle... 

Bu yazı 169 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Reklamı Geç